Yarıyıl tatili öncesi öğrenciler arasında karne heyecanı yaşanırken, milli
eğitim yetkilileri karnedeki kötü notlar nedeniyle çocuğun suçlanmaması için
velileri uyardı.
"Karnenin Olumsuz Olması Öğrenciyi Mutsuz
Ederken, Ailenin Çocuğu Cezalandırıcı, Toplum İçinde Küçük Düşürücü
Davranışları, Çocuğun Özsaygısını Tümüyle Azaltacaktır" Yaklaşan yarıyıl tatili
öncesi öğrenciler arasında karne heyecanı yaşanırken, milli eğitim yetkilileri
karnedeki kötü notlar nedeniyle çocuğun suçlanmaması için velileri
uyardı.
İlçe Milli Eğitim Müdür Vekili
Cafer Tetik, bir çocuk için en değerli hazinenin, anne ve babasının onu
sevdiğini ve değer verdiğini bilmek olduğunu söyledi. Yarıyıl tatilinin
yaklaşmasıyla birlikte öğrenci ve velilerde karne heyecanının şimdiden
başladığını ifade eden Tetik, ''Karne, kimi öğrenciler ve aileler için sevinç
kaynağı olurken kimileri için de üzüntü kaynağı olabiliyor. Özellikle başarısız
olarak kabul edilen karne notları nedeniyle kendine güveni zedelenen çocuklar,
farklı duygu ve düşünceler içine girebiliyor. Akrabaların, komşuların merakla
sorduğu karnenin olumsuz olması öğrenciyi mutsuz ederken, ailenin çocuğu
cezalandırıcı, toplum içinde küçük düşürücü davranışları, çocuğun özsaygısını
tümüyle azaltacaktır'' diye konuştu.
Kişiliğine yönelik suçlamaların,
çocuğu bu zorluklarla baş edemez hale getireceğine işaret eden Tetik, ''Zaten
senin okumaya niyetin yok, senden adam olmaz'' şeklindeki konuşmaların da
çocuğun gelecek adına beklentilerinin azalmasına yol açacağı uyarısında bulundu.
Çocuklara neleri yapamayacaklarından çok nelerin yapılabileceğini anlatmak
gerektiğini vurgulayan Tetik, ''Olumsuz ve eksik bulduğumuz davranışlar yerine
olumlu bulduğumuz ve beğendiğimiz yönlerini vurgulamak, çocuğumuza daha çok
motivasyon sağlayacaktır'' şeklinde konuştu.
Tatil, Sosyal İhtiyaçlarını Karşılama
Fırsatı
Kışın yoğunluğuyla sürekli bir
şeylerin yetiştirilmesi telaşının aile bireylerinin birbirlerinden biraz uzak
kalmalarına neden olduğunu dile getiren Tetik, "Okula giden çocukların erken
yatmaları ve erken kalkmaları gerekmektedir. Anne-babanın işten gelmesi, yemeğin
hazırlanması, çocuğun ödev telaşı, yatma saati telaşı, erken uyanma, servisi
yakalama telaşı derken; genellikle aile bireyleri keyifli bir şey için bir araya
gelememekte ve tüm aktiviteler görev gibi yapılmaktadır. Okulların kapanması ile
birlikte öncelikle zaman kısıtlaması ortadan kalkar. Anne-babanın çocuğu kontrol
etme kaygılarının azalacağından ilişkilerin daha keyifli bir hal alacağını ifade
eden Tetik, "Çocuklar ilgi duydukları aktivitelere yönelirler, sevdikleri
oyunlar oynarlar, anne babalarından oyun talep etmeye başlarlar. Çocuklar da
aileler de başka ailelerle ve arkadaşlarıyla daha fazla vakit geçirme fırsatı
bulurlar. Bu nedenle herkes daha keyiflidir. Tatil özellikle hem anne-babanın
hem de çocukların sosyal ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için önemli bir
dönemdir. Çünkü iş, okul gibi zorunluluklar bazen sosyal yaşamın kısıtlanmasına
neden olur ve sosyal yönü zayıf kalan kişiler, hem daha huzursuz ve mutsuz
olurlar hem de bu duygularını paylaşma ortamları olamadığı için bazı psikolojik
sıkıntılar yaşayabilirler" yorumunu yapıyor. Tatil döneminde çocukların okul
döneminden farklı olarak hedef olmaktan da çıktıklarına değinen Tetik, "Okul
döneminde ister istemez her program ve düzenleme çocukların okul saatine ve
ödevlerine göre ayarlanmaktadır. Bu nedenle programdaki aksamalar hep çocuk
üzerinden konuşulur. Tatille birlikte çocuklar da aileler de daha rahat olmaya,
daha rahat sosyal planlar yapmaya başlarlar" dedi.
Birlikte Plan Yapın
Tetik, ailelere tavsiyelerini
şöyle sıralıyor: "Birlikte sosyal programlar planlayın. Sevdiğiniz
dostlarınızla, arkadaşlarınızla, mümkünse açık havada bir araya gelin ve
çocuğunuzun da sevdiği kişilerle ve arkadaşlarıyla vakit geçirmesi için imkân
oluşturun.
Okul döneminde yaşadığı öğrenme
ve ders sorunları varsa, bunları hafifletmeye yönelik düzenli bir program
hazırlayın. Örneğin her gün kısa da olsa okuma-yazma ve akademik konulara
yönelik bir çalışma saati olsun. Ancak bu programı yeniden bir baskıya ve
sıkıntıya dönüştürmeyin. Günün kalan diğer kısmının birlikte keyifle geçmesine
özen gösterin. Keyifli aktiviteleri çalışmanın sonrasına koyarsanız çalışmak
için motive edici bir unsur olabilir.
Çocuğunuzun oyunlarını dikkatle
gözlemleyin; oyun ortamı çocukların kendilerini en iyi ifade ettikleri ortamdır.
Onların kaygılarını, sevinçlerini, üzüntülerini, korkularını, oyunlarını
gözlemleyerek anlayabilirsiniz. fark ettiğiniz duygularını daha rahat ifade
etmeleri için ortam hazırlayın. Olumsuz duyguları için onları yargılamayın,
eleştirmeyin.
Özellikle kışın çocuklarıyla fazla vakit
geçiremeyen babaların yarıyıl tatilinde bunu telafi etmeleri mümkün olabilir.
Çocuğunuzla bol zaman geçirin, onu dinleyin, kendi duygularınızı anlatın. Sizi
etkin, problem çözen, gerektiğinde övmeyi bilen, kendisini destekleyen ve
zorluklar karşısında yüreklendiren bir baba olarak model alma fırsatı
verin.
Esprili olun. Çocuklar problemlerin ele
alınış biçimi esprili olduğunda problemin çözümüne daha fazla katılırlar. Ancak
esprili olmak çocukla veya içinde bulunduğu durumla dalga geçmek şeklinde
olmamalıdır. Bunun yerine, durumun kendisinden hoş ve esprili bir yan bulmaya
çalışılmalıdır.
Çocukların davranış problemleri karşısında
hemen cezalandırıcı ve uyarıcı olmak yerine davranışa neden olan duygunun ne
olduğunu anlamaya çalışın ve bu duyguyu çocukla konuşun" dedi.