Atatürk'ün Akhisar'a gelişinin 89. yıl dönümü ile ilgili kutlama programı
saat 10.00’da Milli Egemenlik Meydanında Atatürk Anıtına Çelenk Konulmasıyla
başladı. Kaymakamlık, Garnizon Komutanlığı, Akhisar Belediye Başkanlığı ve
Cumhuriyet Başsavcılığı, Baro Temsilciliği, Siyasi Parti, Odalar ve Derneklerin
çelenk koyması Saygı duruşundan sonra çelenk koyma töreni sona erdi.
Saat 10.30’da Tren Garında
yapılan ikinci tören İstiklal Marşının okunmasıyla başladı. Tören komutanlığını
Akhisar Kayhan Ergun Endüstri meslek Lisesi Beden Eğitim Öğretmeni Hasan Hüseyin
Oktay’ın yaptığı her iki töreninde Akhisar Misak-ı Milli Ali Şefik İlköğretim
Okulu Müzik Öğretmeni Sema Erdemir İstiklal Marşını yönetti. Akhisar Ticaret
Borsası Altı Eylül İlköğretim Okulu Türkçe Öğretmeni Sadettin Ergün’ün
sunuculuğunu yaptığı programdan sonra günün anlam ve önemini anlatan konuşmasını
Akhisar Belediye başkanı Salih Hızlı yaptı. Hızlı;” Bu gün 5 Şubat Atatürk’ün
Akhisar’ımıza gelişinin 89. yıldönümünde bir arada olmanın mutluluğunu
yaşıyoruz. Yıkılan büyük imparatorluğun ardından hayatı ve idealleriyle bu gün
dahi ışığını kaybetmemiş bir rehber olarak, yolumuzu aydınlatan, bu topluluğu
tüm zorluklara rağmen ülkeyi karış karış dolaşarak yeniden inşa eden büyük
önderi 89. yıl önce burada bağrımıza basmıştık. Akhisar’da geçirdiği birkaç
saatlik bir zaman çok uzun zamanda oluşturabilecek çok kuvvetli, çok kuvvetli
bir hatıra yaratmaya kafi gelmiştir. Memleket güzeldir, halk temiz samimi ve
münevverdir, demiştir. Geçmişi tarih öncesi medeniyetlere kadar uzanan ilçemiz
Akhisar için, büyük önderin 89. yıl önce söyledikleri, bugün tüm Akhisarlılar
olarak temiz ve samimi duygularla birlikte çalışarak devam ettirmekteyiz.
Tarihimizden aldığımız ışıkla yarınlarımıza daha emin adımlarla yürürken, Başta
Büyük Önder gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu ülke için savaşmış
büyüklerimizi rahmetle, Gazi askerlerimizi sayıyla anıyorum” dedi.
Atatürk’ün Akhisar’a gelişinin
89. yıldönümü törenin günün anlam ve önemini anlatan konuşmayı Akhisar Bekir
Pehlivanoğlu İlköğretim Okulu Din Kültür ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Mustafa
Kuzucuk okudu. Mustafa Kuzucuk;” Osmanlı Devleti, 2 Ağustos 1914’te Almanya ile
imzaladığı Türk-Alman ittifak anlaşmasıyla 30 Ekim 1914’te Almanya ile birlikte,
ittifak devletlerinin yanında 1. Dünya Savaşı’na girmiştir. İttifak
devletlerinin savaşı kaybetmeleri neticesinde de Osmanlı Devleti yenik sayılmış
ve gerçekçi olmayan hedefler sebebiyle zor durumlara düşmüştür. Almanya ise, 11
Kasım 1918 tarihinde RETONDES mütarekesini imzalayarak 1. Dünya Savaşı’ndan
çekilmesiyle Osmanlı Devleti kaderiyle baş başa kalmıştır. Bundan sonra tüm
oklar Osmanlı’ya çevrilmiştir. 30 Ekim 1918 tarihinde imzalanan Mondros Ateşkes
Antlaşması’nın 7. Maddesine göre de vatanımızın toprakları düşman kuvvetleri
tarafından işgal edilmeye başlanmıştır. 18 Ocak 7 Mayıs 1919 tarihleri arasında
yapılan Paris Konferansı’nda, Elefterios Venizelos’un şiddetli ısrarlarıyla,
İzmir ve civarının Yunan ordusu tarafından işgal edilebileceği hükmünü kabul
ettirmiştir. Bir hafta sonra, yani 15 Mayıs 1919’da İzmir işgal edilmiştir.
Güya, sadece askeri noktalar işgal edilecekti. İzmir metropoliti Hirosistomos,
Yunan evzon alayını karşılayıp kutsarken "Helen’in evlatları, hoş geldiniz! Bu
gün İzmir’i işgal ederek İsa’nın ruhunu şad ettiniz. Ne mutlu sizlere... Ben de
sizlerle beraber bir bardak Türk kanı içebilirsem, kendimi en mutlu insan
addedeceğim.” sözleri, Yunan işgal komutanı Zafiriu’yu oldukça
şımartmıştır.
Yunan komutan ve askerlerinin unuttuğu bir şey vardır: Gazi
Mustafa Kemal’in - Ben bu millete her şeyi öğrettim, ama bir türlü hizmetçilik
yapmayı öğretemedim dediği bu necip millet, ölmeyi seve seve kabul eder,
düşmanlara uşaklık yapmayı ve esaret altında yaşamayı asla kabul edemezdi.
Yunanlılar tarafından unutulan bir diğer gerçek ise, 19 Mayıs 1919 tarihinde
Samsun’da Mustafa Kemal ve arkadaşlarının elleriyle yakılan istiklal
meşalesinden çıkan bağımsızlık ışığıdır. İzmir’in işgalinden 10 gün sonra
Manisa, 20 gün sonra da Saruhanlı ve Akhisar işgal edilmiştir. Akhisar, iki kez
Yunan işgaline maruz kalmıştır. Bunlardan ilki 5-10 Haziran 1919, ikincisi ise
22 Haziran 1920 ile 6 Eylül 1922 tarihleri arasıdır. Birinci işgalin hemen
akabinde Reşat Bey’in önderliğinde, bugün mevcut olmayan Hashoca Mahallesi’nde
Okkalızade’lerin evinde toplanarak ilk Kuvay-ı Milliye tohumu atılmıştır. Kısa
sürede gönüllü sayısı 300’ü bulmuştur. Şu konunun altını da önemle çizerek
belirtmek isterim ki Akhisar, Ege Bölgesinde ilk Redd-i İşgal ve Müdafaa-i Hukuk
Cemiyeti’nin kurulduğu yerlerden biridir. 22 Haziran 1920 günü 13. Yunan Tümeni,
Marmara Gölü’nün batısından taarruz ederek Kanboğazı’nı aldı. Bu bölge, Tahir
Bey’in kumanda ettiği ve 80 kişilik bir birliğimiz tarafından korunmaktaydı.
Silah ve mühimmat yönünden son derece zayıf olan bu milis kuvvetimiz, durumu
Akhisar’a haber vererek Gördes yönüne çekilmek zorunda kaldılar. Albay Plastiras
komutasındaki 5 Tümen’in 42 Evzon Alayı da aynı gün saat 04.00’da Develi
Lütfiye-Moralılar doğrultusunda harekâta geçmişlerdir. Buradaki milislerimiz de
Arpalı- yönünde çekildiler. Yunanlıların İzmir Tümenine bağlı 28. ve 30.
Alayları da Adiloba- Saruhanlı istikametinde ilerleyerek Gözlet, Gökçeköy,
Çerkez Osmaniye üzerinden Kayışlar İstasyonuna kadar gelmişlerdir. Düşman,
Mecidiye ve Kemiklidere köylerindeki bataryalarından top atışı yapıyordu.
Çatışma, Kapaklı’da iyice alevlenmişti. Bnb. Derviş komutasındaki kuvvetlerimiz
özellikle Dilek, Karahüyük ve Sarıçalı hattında ellerindeki gücü sonuna kadar
kullanarak Dingiller Köyü civarına çekilmişlerdir. Bir gurup Yunan birliği de
Sarıtepe-Arabacıbozköy hattından gelerek, Akhisar 22 Haziran günü yaklaşık 2,5
sene sürecek olan işgal altına girmiştir.
Akhisar’ı işgal eden Yunan komutanı
Panayapulos, Akhisar. halkını bugünkü İş Bankası’nın önündeki Şükran Ayaz
parkında toplayarak Belediye Binası balkonundan Akhisar halkına hitap ederek
kendilerine zorluk çıkarmamalarını ve teslim olmalarını istemiştir. 26 Eylül
1919 yılında Seyyid Ahmed Efendi lakabıyla Akhisar’a gelen ve 8 ay görev yapan
Celal BAYAR, hemen hemen bütün köyleri dolaşmış ve halkı bilinçlendirerek birlik
olmaya çağırmıştır. Akhisarlılar Yüzbaşı Küçük Ethem Bey’in başkanlığında
Belediye Reis vekili Ali Bey, ulemadan Mehmet Sait Bey, halktan Mehmet Nuri Bey,
Hafız Osmanoğlu Hasan Bey, Müderriszade Süleyman Sırrı Bey, Müderriszade Mehmet
Bey ve Musa zade Rıza Bey Akhisar Reddi-i Işgal Cemiyeti’ni kurdular. Türk
milletinin dünya tarihinden silinmesi için, San Remo’da bir araya gelen
İngiltere, Fransa ve İtalya, Sevr Anlaşması’nda Akhisar’ı da ilgilendiren:
"Tire, Ödemiş, Akhisar ve Bergama Kasabalarını içine alan Izmir arazisi Osmanlı
sınırları içersinde kalmak şartıyla, Osmanlı Devleti buradaki hukukunu, kayıtsız
şartsız Yunanistan hükümetine devredecektir” hükmü yer aldı. Bunun üzerine
Akhisar’daki Yunanlılar, halk üzerindeki baskılarını arttırmışlar, köylere
baskınlar düzenleyerek, mal ve paralarını gasp etmişler, topladıkları hayvanları
Bergama ve Dikili üzerinden Yunanistan’a kaçırmışlardır. Yalnız başına
yakaladıkları birçok vatandaşımızı, Su Deliği ve Çağlak mevkiinde işkence ederek
öldürmüşlerdir. İzmir ve civarını içine alan bağımsız bir devlet kurulması için
halkı imza vermeye zorlamışlar, imza vermek istemeyenler de
öldürülmüştür.
Akhisar’ı 5 Eylül 1922 günü terk eden
Yunanlılar, Akhisar’daki Rumların hayatlarına karşılık: Hacı Şerifağazade Emin
Ali Efendi, Reşit Efendi, Eczacı Esat Bey, Doktor Cevdet Bey, Yılanlıoğlu,
Mehmet Ali Bey, Boncukuzade Hafız Mehmet, Saçlı Efe’nin eşi Ayşe Hanım,
Tirelizade İsmail Bahri Bey’in eşi ve kızı başta olmak üzere yaklaşık 25 kişiyi
yanlarında rehin olarak Atina’ya götürmüşlerdir. 5 Eylül 1922 günü saat 17
sıralarında Oruçoğlu Abdullah Gölmarmara; Bakırlı Saçlı Efe de Su deliği
üzerinden yaklaşık 1500 kızanıyla Akhisar’a girerek Tahir Ün caddesi boyunca
davul zurnalarla karşılanmıştır. 6 Eylül günü de Yüzbaşı İsmail Hakkı
komutasındaki 3. Süvari Bölüğünü Akhisar halkı büyük bir coşku ve sevinç
gözyaşları içersinde karşılamışlardır. Bu coşku seli arasında Akhisar ‘a öncü
olarak giren Teğmen Selim Örsel, Hükümet binasına Türk Bayrağını çekerek
Akhisar’ın ilelebet bir Türk şehri olduğu mührünü vurmuştur. 29 Ocak 1923
tarihinde İzmir’de Latife Hanım ile evlenen Mustafa kemal, hem balayına çıkmak
ve hem de yurt gezisi yapmak istiyordu. Ayrıca, Samsun’da yaktığı hürriyet ve
bağımsızlık meşalesinin şavkını Akhisar’da da görme ve Akhisarlılarla kucaklaşma
arzusundaydılar. En önemlisi de hasta adam muamelesi görerek toprakları
paylaşılmak istenen memleketimizin ölmediğini, tam aksine daha da dinçleştiğini
tüm dünyaya ilan etmek için, 4-5 Şubat 1923 günlerinde Ege Manevralarının ilki
Akhisar’da yapılacaktı. Mustafa Kemal, bu manevrayı da izlemek arzusundaydılar.
Fevzi Çakmak, Fahrettin Altay, İsmet İnönü ve Salih Omurtak manevrayı
yöneteceklerdi. 14. Kolorduya bağlı yiğitlerinizin mavi elbiselileri Hamidiye
Köyü’nde, kırmızı elbiseleri de Kayışlar istasyonunda yerlerini alarak en büyük
komutanı beklemeye başlamışlardı.
Mustafa Kemal’in Akhisar’a geleceği haberi
tez yayıldı bir uçtan ta öbür uca. Yine böyle bir 5 Şubat sabahı, Akhisarlılar
doldurdu tren istasyonunu Gazi’yi görme sevdasıyla. Sabırsızlıkla bekleyen
Akhisarlılar, bundan 89 sene önce 5 Şubat 1923 yılının saat 10.30’unda
kavuştular Ata’larına. Askeri Gazinonun bulunduğu yer, o tarihlerde mühendislik
binasıydı. Orada kısa bir özlem giderildi. 0 günü doya doya yaşayan ve
istasyonda Atatürk’ü öğrencileriyle birlikte karşılama programı yapan öğretmen
Leman Aytun hanımefendi günlüklerinde şu satırlara yer verir: 0 zaman Akhisar’da
iki okul vardı. Gazi Okulu kız mektebi, Misak-ı Milli ise erkek mektebi idi.
Başka okul yoktu. Öğrencilerimden Sacide Mustafa Kemal’e çiçek verecek, Vecibe
de şiir okuyacaktı. Diğer öğrencilerimiz ve halk İstasyon Caddesi’ni iki taraflı
doldurmuşlardı. Tren sesinin duyulmasıyla kalplerimiz neredeyse yerinden
fırlayacak durumdaydı. Paşamız, Latife Hanım ile birlilikte görünmüştü. Önümüze
gelince "Nasılsınız muallime hanımlar!” deyince, var gücümle "Sağ ol paşam!”
diye hıçkırıklarla bağırmıştım. Sacide çiçeği Atamıza sundu, Necibe de şiirini
okudu. Akşam için Zafer Sinemasında sunulmak üzere Misak-ı Milli öğrencileriyle
birlikte bir müsamere hazırlamıştık. Atamız bu müsamereyi çok beğenmiş, öğrenci
ve öğretmenleri locasında kabul ederek bizleri tebrik etmişti. Atatürk, alkışlar
arasında Tahir Ün caddesinden Belediyeye giderek ilçenin ileri gelenlerini,
çiftçilerini ve sanatkarlarını kabul etmiştir. Kabul sırasında İsmail Hakkı Bey
şu konuşmayı yaptı:
Biz öyle kara günler geçirdik ki camilerde ibadet edemez
olduk. Mustafa Kemal’e dua ediyorsunuz diyerek tarifi mümkün olmayan işkencelere
maruz kaldık. Cihadınızla bütün alem-i İslam’ı zillet ve sefaletten kurtardınız.
Allah sizden razı olsun, zat-ı alilerine karşı duyduğumuz emniyet, itimat ve
minnetlerimiz nihayetsizdir. Müftü Bekir Efendi de Akhisarlılar adına bir
konuşma yaptı. Buna karşılık Atamız da şu konuşmayı yaptılar:
"Hoca efendi Hazretlerinin sözlerinden ciddi
şekilde mütehassis oldum. Gönülden olan bu duygulara teşekkür ederim. Bütün
dünya bilir ki memleketimizin bazı kısımlan düşman zulümlerine ve işkencelerine
maruz kaldı. Sizi kurtarmak için çalışan orduya bütün milletle beraber Akhisar
ahalisinin de bir an duadan ayrılmadıklarını biliyorum. Efendiler! Yalnız biz
zulüm görmedik, bütün ehl-i Islam zulüm gördü ve esaret altında kaldı. Düşmanlar
bizi esaret zinciri altında bırakmak istediler. Fakat milletimizin azim ve
hamiyeti bu zincirleri parçaladı, istiklalini elde etti. Allah ‘in emri çok
çalışmaktır. itiraf ederim ki düşmanlarımız çok çalışıyor. Biz de onlardan
ziyade çalışmaya mecburuz. Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek demek
değildir. Zamanın ihtiyaçlarına göre ilim ve fen gibi her türlü medeniyetin
getirdiklerinden azami derecede istifade etmek mecburiyetindeyiz.” Mustafa
Kemal, 5 Şubat 1923 Pazar günü yapılan asker? tatbikatı, Akhisar halkı ile
birlikte, Kayalıoğlu istasyonu yakınlarına kurulan seyyar kolordu merkezinden
izlemişler, akşam saat 19.30’da, Kız Meslek Lisesi’nin eski binasının yerindeki
Türk Ocağında Akhisar Belediyesi tarafından onuruna bir yemek verilmiştir.
Yemekte şehrin ileri gelenleri, mülki ve asker? personel de bulunmuştur. Ulu
Önder Atatürk burada: "Efendiler! Şurası bir gerçektir ki Akhisar düşman
darbelerinin ilk hedeflerinden birini teşkil etti. Fakat bu darbe karşısında
dağılmadı. Takdire şayan bir namus cephesi vücuda getirerek mücadeleye fedakar
bir surette devam etti. Bundan dolayı bütün Akhisarlılar, milletin övgüsüne
layıktır. Bugün Akhisarlılarla yakından temas etmekliğim vesilesi ile ben de
kendilerini tebrik ederim” diyerek duygularını dile getirmiştir. Yemeğin sonunda
Türk Ocağı başkanı Dr. Şemsettin Bey Gazi Mustafa Kemal’e hitaben bir konuşma
yapmıştır. Bu konuşmadan sonra yanında eşi Latife Hanım ve Kazım Karabekir Paşa
ile birlikte Zafer sinemasına giderek, burada Gazi ve Misak-ı Milli Mektebi
öğretmen ve öğrencilerinin onuruna düzenledikleri geceyi izlemişlerdir. Sinemada
Akhisarlı kız ve erkek öğrenciler tarafından şiirler okunmuş ve gösteriler
yapılmıştır. Mustafa Kemal ve Kazım Karabekir o gece Selman Bey Selamlığı’nın,
Latife Hanım ise Selman Bey Köşkü’nün misafiri olmuşlardır. Gazi Mustafa Kemal 6
Şubat 1923 günü Akhisar’dan ayrılırken Akhisar Belediyesi’nin hatıra defterine
şunları yazmıştır: "Akhisar ‘da geçirdiğim bir kaç saatlik zaman çok uzun
zamanlarda vücut bulabilecek çok kuvvetli, çok kıymetli bir hatıra yaratmaya
kafi gelmiştir. Memleket güzeldir. Halk temiz, samimi ve münevverdir Hiss-i vefa
bu muhitin havasında ne kadar derin bir imtizaçla mündemiçtir.” Sevgili Atamız,
seni bir kez daha minnetle yad ediyor, bize emanet edilen bu cennet vatanımıza
düşman ayakları bastırtmamak için söz veriyoruz. Sizin ve tüm şehitlerimizin
ruhları şad olsun” dedi.
Akhisar Çağlak Anadolu Lisesi
öğrencilerinden Ecenaz Tuner ( İzindeyiz Büyük Önder), Okan Vardar (M. Kemal’e
sesleniş) şiirlerini okudular. Akhisar Belediyesi Halk Oyunları ekibinin
gösterilerinden sonra Akhisar Gar Şefi Metin Büster düzenlediği Makinistler
Ayhan Kılıcı, Musa Tekbay idaresinde Atatürk'ü Akhisar'a gelişinin temsili
Trenin gelişi protokol tarafından karşılandı. Temsili trenin gelmesiyle Yolcu
Vagon'da Hava Meydan ve Garnizon Komutanlığının düzenlediği Atatürk
Fotoğraflarından oluşan sergiyi, Akhisar Hava Meydan ve Garnizon Komutanlığı
tarafından hazırlanan "Resimlerle Atatürk” konulu resim sergisi Gar Salonunda
ziyarete açıldı.
Atatürk'ün Akhisar'a gelişinin
89.Yıl dönümü törenlerine, Akhisar Kaymakamı Kamil Köten, CHP Manisa
Milletvekili Özgür Özel, Akhisar Hava Meydan ve Garnizon Komutanı Hava Kontrol
İhbar Albay Bülent Keleş, Belediye Başkanı Salih Hızlı, Akhisar Cumhuriyet
Başsavcısı Bekir Şahiner, Adalet Komisyon Başkanı Maksut Karakulak, İlçe Siyasi
Parti Başkanları, Oda ve Dernek Başkanları, Daire Müdürleri, Vatandaşlar ve
öğrenciler katıldı.
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)
.JPG)